Bora YILDIZ

Sistem & Network
Bilgisayar ve Teknoloji Hakkında Söyleyebildiklerim

iPhone Kırdırmak ABD’de Artık Yasa Dışı Değil

Temmuz 29th, 2010

Pazartesi günü ABD’de Kongre Kütüphanesi (Library of Congress) açıkladığı bir karar ile iPhone kullanıcılarının cihazlarını “kırdırmaları” ve böylece Apple tarafından onaylanmamış yazılımları cihazlarında çalıştırabilmeleri yasal hale geldi.

Genellikle “jailbreaking” olarak bilinen ve ülkemizde “cep telefonunu kırdırmak” olarak yerleşen uygulama 1998′de ABD’de uygulamaya alınan ve Dijital Telif Haklarını düzenleyen federal bir kanun ile (Digital Millenium Copyright Act) yasa dışı sayılmaktaydı.

Söz konusu kanunun bir maddesinde, telif hakları ile korunan materyallerin yetkisiz kullanımını engellemek üzere üretici firma tarafından iletişim cihazlarına kurulan teknik tedbirlerin bypass edilmesini yasaklıyordu. ABD Telif Hakları Bürosu’nu denetleyen Kongre Kütüphanesi her üç yılda bir bu kanun maddesinin uygulamalarını gözden geçirerek tüketiciler lehine çeşitli istisnalar açıklıyor. Şu ana dek 2000, 2003 ve 2006 yıllarında çeşitli istisnalar açıklanmıştı.

iPhone’unu kırdırmış olanlar bu yeni alınan karar çerçevesinde hukuksal anlamda “gri bölge” olarak tanımlanan bu alandan çıkıp yasal haklarını kullanıyor olacaklar. Apple bu güne dek jailbreaking olgusuna şiddetle karşı çıkıyor ve bu uygulamanın “Apple yazılımlarının yetkisiz bir biçimde modifike edilmesi” anlamına geldiğini savunuyordu.

Kendisini “bağımsız bir iPhone uygulama mağazası” olarak niteleyen Rock Your Phone adlı platformun kurucusu Mario Ciabarra Kongre Kütüphanesi tarafından alınan bu kararın iPhone uygulama pazarını rekabete açma yönünde atılmış ilk adım olduğunu söylüyor ve bu sayede Apple’ın son derece popüler olan bir cihaza ulaşmak isteyen geliştiricilerin önüne çektiği setin yıkılacağını belirtiyor.

iPhone kullanıcıları cihazlarını kırdırmadıkları sürece sadece Apple’ın iTunes mağazasında yer alan uygulamaları indirip kullanabiliyorlar. Yazılım geliştiricilerin Apple uygulama mağazasında kendilerine yer bulabilmek için ise önce Apple’dan ön onay almaları gerekmekte. Apple uygulama mağazasına koyduğu yazılım ve programları da zaman zaman çeşitli gerekçeler gösterip yayından kaldırma yetkisini elinde bulunduruyor.

Ciabarra iPhone’un en büyük rakibi olarak görülmeye başlanan Android işletim sisteminde Google’ın tamamen farklı bir yaklaşım sergilediğini belirtiyor. Ciabarra’ya göre Google Android tabanlı cep telefonu sahiplerinin Android Market dışından da uygulama indirmelerine olanak sağlıyor.

Bu arada DMCA’da yapılan istisna ile yasal hak haline gelen jailbreaking işlemi yine de bazı sorunlara gebe. Şimdiye dek yasa dışı olan bu işlem nedeniyle kimse aleyhinde dava açılmamıştı ancak Apple ve cep telefonu operatörleri “kırdırılmış” cihazların garanti kapsamından çıktığını duyurmuşlardı. Yeni uygulama kullanıcı açısından jailbreaking için yasal bir zemin tanıyor olsa da üretici firmalar ve operatörler için hala garanti kapsamından çıkartılma hakkı tanıyor. Yani bu uygulamanın şimdilik sağladığı tek fayda kimsenin cep telefonunu kırdırdığı için mahkemeye verilemeyecek olması.

Apple sözcüsü Natalie Kerris Pazartesi günü yaptığı bir açıklamada firmanın jailbreaking konusunda endişeli olduğunu zira bu uygulamanın iPhone’ları daha kararsız ve daha az güvenilir bir yapıya soktuğunu söyledi. Kerris “Apple’ın amacı her zaman için müşterilerine iPhone ile en üst düzeyde bir deneyim yaşatmak olmuştur. Jailbreaking işleminin de bu deneyime ciddi anlamda zarar verebileceğini düşünüyoruz,” diyor.

Kaynak:http://www.turk.internet.com/portal/yazigoster.php?yaziid=28816

Tags: , , , ,
Posted in Güncel | No Comments »

Microsoft Outlook üzerinden sosyal ağlara bağlanın

Nisan 5th, 2010

Outlook 2010 kullanıcıları dünyanın önde gelen sanal iş ağındaki kişisel bağlantılara hızlı erişim sağlayacak

Microsoft, Haziran ayında piyasaya çıkması beklenen e-posta ve ajanda yazılımı Outlook 2010’u sosyal yaşamın merkezi haline getiriyor. Outlook’un yeni sürümü ile gelen Outlook Social Connector eklentisi, bireylerin sanal topluluk ağlarındaki kişisel bağlantılarına tek bir noktadan erişim sağlamayı hedefliyor. Dünyanın önde gelen sanal topluluk siteleriyle görüşmelerini sürdüren Microsoft, Social Connector’ı iş topluluklarına üye olan Outlook kullanıcıları için vazgeçilmez bir araç haline geliyor. Facebook, MySpace, XING ve Linkedln sanal topluluk sitelerine üye olanlar, bu sitelerdeki tüm bağlantılarını ve etkinlikleri Outlook 2010 beta üzerinden kolayca takip edebilecek.

İş dünyasının profesyonelleri ve girişimciler için iki önemli web adresi olan Linkedln ve XING, tanışma, kariyer veya iş amaçlı ilişkiler geliştirmek isteyen milyonlarca kişiye büyük bir potansiyel sunuyor.Örneğin, Almanya merkezli XING dünyanın önde gelen kurumlarından girişimci ve profesyoneller olmak üzere 8 milyonu aşkın üyesiyle devasa bir iş topluluğunu oluşturuyor. Site üzerinden kurulan iş bağlantıları, bireylerin yeni iş fırsatlarını değerlendirmelerine veya kariyerlerinde değişiklik yapmalarına destek olurken, çeşitli sektörlerden ve uzmanlık alanlarından üyelerin oluşturduğu forumlar, kendi alanında ilerlemek isteyenler için zengin bir tartışma platformu yaratıyor.

Social Connector’ün beta sürümünü indiren Outlook 2010 beta kullanıcıları şu anda MySpace ve Linkedln profillerine erişebiliyor. Facebook ve XING’in Social Connector eklentisinin ise önümüzdeki haziran ayında piyasaya çıkması beklenen Microsoft Outlook 2010 ile birlikte gelmesi bekleniyor.

Social Connector ne avantaj sağlıyor?

Outlook Social Connector eklentisi sayesinde Outlook kullanıcıları, Facebook, Myspace, Linkedln ve XING gibi sanal topluluk ağlarındaki kişisel profilleriyle sürekli bağlantıda kalma fırsatı elde ediyor. Kullanıcılar bu topluluklardaki bağlantılarının iletişim bilgilerine, fotoğraflarına ve değişen pozisyonlarına anında erişirken, bu ortamlarda üyesi oldukları grupların ve forumlarda gerçekleşen iletişimi de yine Outlook’tan ayrılmadan izleyebiliyor, süren iletişime katkıda bulunabiliyorlar.

Outlook Social Connector, örneğin XING profillerindeki bağlantılarının cep telefonu vb. iletişim bilgilerinde gerçekleşen değişiklikleri anında haber verirken, bu eklentiyi kullananların izinleri dahilinde kullanıcılar isterlerse arkadaşlarının Outlook bağlantılarını da kendi yazılımları üzerinden, kendi kişisel ağlarına ekleyebiliyor.
Outlook 2003 ve Outlook 2007 ile de uyumlu olan Outlook Social Connector’e bu adresten erişebilirsiniz.

http://www.microsoft.com/downloads/details.aspx?displaylang=en&FamilyID=c87e257c-d76f-4785-a09b-af36babd6e32

Kaynak: Computerworld

Tags: , , , , ,
Posted in Güncel, Office | No Comments »

Hava Trafiğini Canlı İzleyin

Nisan 5th, 2010

hava

http://www.flightradar24.com/ adresine giderek hava trafiğini anlık olarak canlı izleyebilirsiniz.

Tags: , ,
Posted in Güncel | No Comments »

Obama’nın Twitter Meselesi Çözüldü

Nisan 4th, 2010

Hacker Croll kod adıyla bilinen 20 yaşındaki Fransız genç, A.B.D Başkanı Barrack Obama’nın Twitter hesabını hackledi ve Obama’nın ağzından mesaj yazmaya başladı.

F.B.I, "ulusal güvenlik sorunu" olarak gördüğü genci buldu ve korsan, kurallar dahilinde Fransız yetkililerine teslim edildi. Ancak hacker, teknik olarak bir saldırı yapmamış ve Obama’yı web’ den takip ederek şifresini "tahmin" yoluyla elde etmişti. Bu da, Fransa’da suç sayılmıyordu. Böylece Fransız yetkilileri, genci paylayarak ve sağlam öğütler vererek serbest bıraktı.

Kaynak:SDN

Tags: ,
Posted in Güncel | No Comments »

Photoshop ile Megan Fox mucizesi

Nisan 4th, 2010

Tags: ,
Posted in Video (Eğitim) | No Comments »

Lazer ışınına Türk imzası

Nisan 3rd, 2010

Yrd. Doç. Dr. Ömer İlday ve ekibi, yüksek performanslı yeni bir tip fiber lazer geliştirdi.
Dünya literatürüne "soliton-similariton" adını verdikleri yeni lazeri hediye eden Türk araştırmacıların çalışması, optik alanının en prestijli bilim dergisi Nature Photonics’in Nisan internet sayısına girerken, derginin Mayıs ayı baskısında yayımlanacak.

Bilim dünyasında ilk kez iki temel optik dalga biçiminin bir lazerde aynı anda oluşabileceğini gösterdiğinden bilim çevrelerinin büyük ilgisini çeken yeni lazerin, cerrahi, askeri ve diğer sanayi uygulamalarında yaygın kullanımı öngörülüyor.

İlday, öğrencileri Bülent Öktem ve Coşkun Ülgüdür’le birlikte geliştirdikleri yeni lazer teknolojisi ile ilgili bilgi verdi.

Fiber lazerlerin savunma sanayinde lazer radarlardan, atom saatlerine göre bin kat hassasiyete sahip optik saatlerde kullanıldığını anlatan İlday, bu lazerlerin otomotivden diş hekimliği ve cerrahiye kadar pek çok alanda yaygın kullanımının beklendiğini dile getirdi.

On yıldır dünyanın pek çok araştırma laboratuvarında fiber lazerler arasındaki aktif similariton adı verilen çok özel lazer darbeleri üreten bir cihazın yapılmaya çalışıldığını anlatan İlday, bu lazerlerden pasif similariton lazerini 2003 yılında da kendisinin keşfettiğini belirtti.

Henüz tamamladıkları bir çalışma ile de mevcut lazerlerden daha yüksek güçle çalışan yüksek performanslı yeni bir tip fiber lazer geliştirdiklerini bildiren İlday, bu lazerle ilgili şu bilgileri verdi.

"Bu çalışmamızda, iki farklı lazerin özelliklerini birleştirdik. Bu lazerlerin, optik frekans kaynakları yapmaktan, doku ve malzeme işlemeye kadar çok geniş kullanım alanları bulunuyor. Çalışmamızda kullanılagelen lazerlere yeni bir lazer tipi ekledik.

Bilim çevreleri, yeni lazerin cerrahi, askeri ve sanayide yaygın kullanımını öngörüyor. Ancak çalışmamız, çok yeni olduğundan, tüm kullanım alanlarını şu andan kestirmek oldukça zor. Çalışmamız, ilk kez iki temel optik dalga biçiminin bir lazerde aynı anda oluşabileceğini gösterdiğinden bilim çevrelerinin büyük ilgisini çekti."

Similariton isimli lazerlerin en önemli özelliğinin mevcut lazerlerden daha yüksek güçlerin elde edilmesine olanak vermesi olduğunu belirten İlday, "2003 yılındaki keşif ile lazerlerin gücü 10 kattan fazla artırılmıştı. Yeni keşfedilen soliton-similariton lazeri ile lazer güçlerinin artması bekleniyor. Bu lazerin yapısının keşfedilmesi sonucu özel tip femtosaniye lazerlerin çalışma prensiplerinin daha iyi anlaşılacağı belirtiliyor" dedi.

İlday, ultra-hassas frekans-zaman standartları ve kuvantum güvenli komünikasyon gibi konularda getirisi olabilecek düşük gürültülü fiber lazerler üzerine ekibiyle birlikte TÜBİTAK Ulusal Metroloji Enstitüsü ve Ulusal Elektronik ve Kriptoloji Araştırma Enstitüsü ile ortak çalışmalar yürüttüklerini de bildirdi.

Keşfin yapıldığı laboratuvarda fiber lazer teknolojisinin geliştirilmesi ve uygulamaları üzerine farklı çalışmaların da yürütüldüğünü kaydeden İlday, TÜBİTAK, Avrupa Birliği ve Savunma Sanayi Müsteşarlığı tarafından desteklenen çeşitli projelerin yanı sıra Sanayi ve Ticaret Bakanlığının iki SANTEZ projesiyle desteklediği çalışmalara Türk şirketlerinin de destek vermesiyle bilimsel çalışmalarda üretilen bilgilerin sanayiye aktarıldığını bildirdi.

Labotuvarda yürütülen diğer çalışmalar arasında yüksek güçlü lazerlerin geliştirilmesi, femtosaniye darbelerin neşter olarak kullanılmasına yönelik tıbbi çalışmalar, malzemelerin yüksek hasassiyetle işlenmesi, hücrealtı seviyede nanocerrahi, optik saatler ve ladarların geliştirilmesi üzerine çalışmaların yürütüldüğünü bildiren İlday, "Çalışmalarımız, Avrupa ve ABD’de büyük ilgi görüyor, çok sayıda uluslararası işbirlikleri yürütülüyor. Avrupa’dan araştırmacılar laboratuvar olanaklarımızdan faydalanmak için Bilkent Üniversitesine geliyor" diye konuştu.

İlday, çalışmalarının TÜBİTAK Kamu Araştırmaları Grubu, AB Marie Curie, AB UNAM-REGPOT projeleri, Bilkent Üniversitesi Araştırma Fonu ve TÜBA Genç Bilimadımını Destekleme Programı tarafından desteklendiğini de sözlerine ekledi.

 

Kaynak: CNET

Tags: , , , , , , ,
Posted in Bilim, Güncel | No Comments »

Harddisk Nasıl Çalışır ?

Nisan 3rd, 2010

Tags: , , , ,
Posted in Video (Eğitim) | No Comments »

E-posta bile kullanmıyorlar

Nisan 2nd, 2010

TÜBİSAD’ın araştırmasından KOBİ’lerin bilişim teknolojisi kullanımıyla ilgili çarpıcı veriler ortaya çıktı.
 
Türkiye’nin ilk KOBİ bilişim araştırması olan Gelecek İçin Bilişim KOBİ Araştırması, KOBİ’lerin bilişim teknolojilerine bakışıyla ilgili çarpıcı bulguları ortaya koydu. Araştırmaya göre Türkiye’de KOBİ’ler bilişim teknolojilerini şirketleri için önemli araçlar arasında en son sıraya koyuyor. Araştırma sonuçları arasında her 3 KOBİ’den birinin teknolojiyi nasıl kullanacağı konusunda bilgisi bulunmadığı, 4 KOBİ’den sadece 1’inin web sitesi olduğu, KOBİ’lerin yarıdan fazlasının e-posta kullanmadığı gibi düşündürücü bilgiler de yer alıyor. TÜBİSAD, Gelecek İçin Bilişim KOBİ e-Dönüşüm Projesi ile KOBİ’lerin teknolojiye bakışını değiştirmeyi hedefliyor.
 
TÜBİSAD’ın, KOBİ’lerde teknoloji kullanımını ve verimliliği artırmak için farkındalık yaratmak ve KOBİ’lere destek verecek yetkin bilişim uzmanları yetiştirmek amacıyla Avea, Intel, Microsoft ve TT Net ve Türk Telekom’un katkılarıyla hayata geçirdiği “Gelecek İçin Bilişim-KOBİ e-Dönüşüm Projesi” kapsamında Türkiye’nin ilk KOBİ bilişim araştırması gerçekleştirildi. İnterpromedya araştırma şirketi tarafından Türkiye çapında 25 ilde 1 ila 49 çalışana sahip KOBİ’lerde toplam 1645 yönetici ile yapılan görüşmelerle gerçekleştirilen araştırma, KOBİ’lerin teknoloji kullanımları ve teknolojiye bakış açılarıyla ilgili çarpıcı bilgileri ortaya koydu. Üretim, ticaret, ulaştırma ve diğer olmak üzere 4 farklı kategoride KOBİ yöneticilerinin görüşlerinin alındığı araştırmada, şimdiye kadar KOBİ’ler için söylenen, ancak rakamsal olarak ortaya koyulamayan birçok önemli sonuç yer alıyor.
 
Araştırmaya göre KOBİ yöneticilerinin şirketlerinin en önemli silahı olarak gördükleri konular arasında teknolojik altyapı en son sırada yer alıyor. Yöneticilerin yarıdan fazlası işletmelerinin başarıya taşıyacak en önemli unsurun finans gücü olduğunu düşünüyor. Finansı ikinci sırada insan kaynağı ve üçüncü sırada marka ve ürün değeri takip ederken, şirketlerinin en başarısı için en önemli unsurun teknoloji olduğunu söyleyen KOBİ yöneticilerinin oranı sadece yüzde 8. Türkiye’de KOBİ yöneticilerinin teknolojik altyapıyı kurumlarının başarısı için önemli maddeler arasında en son sıraya yerleştiriyor olması, KOBİ’lerin verimliliğinin ve ekonomiye kattıkları değerin neden düşük olduğunu da gözler önüne seriyor.
 
Araştırma kapsamında işlerini yürütürken teknolojiye ne kadar ihtiyaç duydukları sorulan KOBİ yöneticilerinin yüzde 37’si teknolojiye düzenli ihtiyaç duyduğunu, yüzde 63’ü ise düzenli ihtiyaç duymadığını ifade etti. Teknolojiye ihtiyaç duyduğunu söyleyen her üç yöneticiden biri de, ihtiyaç duymasına rağmen teknolojiyi nasıl kullanacağını bilmediğini söylüyor. KOBİ’lerin bilişim teknolojileri kullanımıyla ilgili görüşlerine bakıldığında her üç KOBİ yöneticisinden ikisinin “verimlilik sağlar” görüşünde olduğu görülüyor. Ancak araştırma bu görüşün eyleme yansımadığını ortaya koyuyor.
 
Araştırmaya göre Türkiye’de hemen hemen her üç KOBİ’den ikisinde bilgisayar kullanılıyor. İşyerinde bilgisayar kullanılan KOBİ’lerin yüzde 92’sinde internet erişimi bulunuyor. İnternet erişimi olan 1,5 milyon işyerinde yaklaşık 4 milyon kişi internet kullanıyor. Araştırmaya göre ülkemizde her dört KOBİ’den sadece birinin web sitesi bulunuyor. KOBİ yöneticileri, web sitelerinin ağırlıklı olarak tanıtım amaçlı içeriğe sahip olduğunu belirtiyor. KOBİ’lerin yüzde 26’sı, yani sadece dört KOBİ’den biri web sitesini satış amaçlı yaptığını belirtiyor. Araştırmaya katılan KOBİ’lerin sadece yüzde 6’sı e-ticaret yapıyor.
 
Araştırmaya katılan KOBİ yöneticilerinden web sitesi olmayanların yüzde 26’sı yaptırmayı düşünürken, yüzde 74 gibi yüksek bir orandaki yöneticinin böyle bir planı bulunmuyor. Araştırmada gelecekte e-ticaret yapma planları olup olmadığı sorulan KOBİ’lerin yüzde 24’ü, yani her dört KOBİ’den sadece 1’i gelecekte e-ticaret yapmayı planladığını belirtirken, yüzde 68’inin böyle bir planı bulunmuyor.
 
Araştırmanın en çarpıcı verilerinden biri de, KOBİ’lerin e-posta kullanımında karşımıza çıkıyor. Araştırmaya göre ülkemizde KOBİ’lerin yüzde 59’unun kullandığı bir e-posta adresi bulunmuyor. E-posta kullanan şirketlerde de, kurumsal e-posta kullanımının büyük işletmelerde daha yaygın olduğu görülüyor.
 
Araştırmaya katılan bilgisayar kullanılan işyerlerinin hemen hemen yarısı hizmet ve desteği,  ürünü aldığı bayiden alırken, yüzde 22’si arkadaş ya da tanıdıktan, yüzde 30’u da ürünü aldığı yerden aldığını belirtiyor. Araştırmanın çarpıcı sonuçlarından biri de, KOBİ’lerin hizmet aldıkları kişi ya da kurumlara güven duymamaları. Araştırma kapsamında görüşülen KOBİ yöneticilerinin yarıdan fazlası hizmet aldığı kişi ya da kurumları yetkin bulmadıklarını belirtiyor.
 
Araştırmaya göre KOBİ’ler genelinde teknolojinin mevcut yatırımlar içinde oranı yüzde 12.5. 20 – 49 çalışana sahip işletmelerde bu oran yüzde 19.5’a çıkıyor. Bölgelere göre bakıldığında en fazla Ege Bölgesi’ndeki KOBİ’ler mevcut yatırımı içinde teknolojiye pay ayırıyor. Araştırmadan çıkan bir diğer önemli sonuç da, KOBİ yöneticilerinin yarıdan fazlasının, bölgelerinde teknolojik çözümlerle ilgili bilgilendirme seminerleri yapılmasını istemesi oldu.
 
Gelecek İçin Bilişim KOBİ Araştırması, KOBİ’lerin kendilerine sunulan desteklerden son derece az yararlandıklarını da ortaya koydu. Araştırma kapsamında görüşülen işletmelerin yüzde 90’ı KOSGEB ve Avrupa Birliği gibi kurumların sağladığı KOBİ desteklerinden yararlanmadıklarını belirtti. Desteklerden yararlanmama nedenlerine bakıldığında, KOBİ’lerin yarısının desteğe ihtiyacı olmadığını düşündüğü görülüyor. Yüzde 28’inin desteklerden hiç haberi bulunmazken, yüzde 18’i ise formalitelerin fazla olduğunu, destek almanın zor ve uzun bir süreç gerektirdiğini düşünüyor.
 
Araştırma sonuçlarının açıklandığı toplantıda konuşan TÜBİSAD Yönetim Kurulu Başkanı Turgut Gürsoy, ülkemizde istihdamın yüzde 77’sini sağlayan KOBİ’lerin yarattıkları katma değerin, yüzde 29 gibi son derece düşük bir orana sahip olduğunu belirtti. Bunun en önemli nedenlerinden birinin KOBİ’lerin teknolojik kapasitelerinin yetersizliği olduğunu söyleyen Gürsoy, verimliliklerinin ve ekonomiye katma değerlerinin artması için KOBİ’lerin teknolojiden çok daha fazla ve etkin yararlanmaları gerektiğini kaydetti. Gürsoy, Gelecek İçin Bilişim KOBİ e-Dönüşüm Projesi ile bunu değiştirmeyi hedeflediklerini belirtti.
 
Turgut Gürsoy, “Ülkemizde KOBİ’lerin durumu ile ilgili gözlemlerimiz sonucunda başlattığımız proje kapsamında gerçekleştirilen KOBİ araştırması, hem yola çıkarken ne kadar doğru tespitlerde bulunduğumuzu gösterdi, hem de bizim için önemli bir yol gösterici oldu. Araştırmadan çıkan bulgular ışığında daha da şekillendireceğimiz Gelecek İçin Bilişim KOBİ e-Dönüşüm Projesi ile 3 yıl sonunda KOBİ’lerin gelişimine katkıda bulunacağımıza yürekten inanıyor, bu hedef doğrultusunda çalışmalarımızı sürdürüyoruz“ diye konuştu.
 
Gürsoy, proje kapsamında Nisan ayında KOBİ seminerlerine başlayacakları müjdesini de verdi. TÜBİSAD KOBİ seminerlerin ilkini, 20 Nisan’da Adana’da gerçekleştirecek.
 
Kaynak: CNET

Tags: , , , , , , ,
Posted in Güncel | No Comments »

Skype Üzerinden Uluslararası Konuşma

Ocak 27th, 2010

Skype’ ın sektöre girmesinden bu yana uzun zaman geçti ve skype çok yol aldı. Şu anda 521 milyon kayıtlı kullanıcıya sahip ve bu kullanıcı sayısı facebook’ un kullanıcı sayısından fazla. Ayrıca skype sadece skype yüklü bilgisayardan skype yüklü bir diğer bilgisayara iletişimi değil VoIP teknolojisi ile normal telefon hatlarını ietişimi de sağlıyor. Bunun için skype üzerinden satılan arama kartlarından almalısınız. Şu anda skype üzerinden yapılan konuşmaların % 12 sini uluslararası aramalar oluşturuyor. Sağladığı ucuzluk sayesinde bu payın daha da artması bekleniyor.

Tags: , , ,
Posted in Güncel, Programlar | No Comments »

Office 2010 ile Birlikte Office Logosu da Değişti

Ocak 27th, 2010

Office Eski Logo

ofiseskilogo

Office Yeni Logo

ofisyenilogo

Tags: , ,
Posted in Office | No Comments »

« Older Entries |